“Çabuk aşık olun, Tom Waits dinlicez.”

Bud uyku getiren bir bira.

İzmi’de yaşadığım dönemde İzmir’in iyi semtlerinden birinde, sahile 3 dakika yürüme mesafesinde yaşıyordum.  Hatta yaşadığım semt en son iş görüşmemde önemli bir gündem maddesi bile oldu.. Bazen çok özlüyorum o zamanları.

Sene 2016 falandı sanıyorum, okuldan mezun olduktan sonra arayan değil aranan adam olacağım felsefemle sürekli bir şeyler yapıyordum. Bornova Belediyesi’nin açtığı Dijital Film Atölyesini gördüm. Öğrencilik hayatı gereği bir şeylere para ödeme felsefesine pek sahip değildim. Bu yüzden bana bir şeyler katabilecek, ilgimi çeken eğitimleri gördüğümde ücretsiz olarak yaralanmak için şansımı denerdim. Bu atölyeye de bu şekilde kabul edilmiştim.

Atölyede tanıştığım 3 insan hayatıma büyük oranda etki etti. Atölyenin eğitmeni Nesli ile benim için çok kıymetli 3 proje yaptık. Hatta Atıf Yılmaz Ödülü bile kazandık. Yine atölyeden Cem ile aynı projelerde hayatımın ilk stop motion filmlerini yaptım ve çok güzel övgüler aldık.

Bir de atölyede tanıştığım bir kadın, kadın erkek ilişkilerine bakış açımı derinden değiştirdi. Tanıştığımızda 27 yaşında güzel ve çekici bir kadındı. Saçları kızıldı ve beyaz tenliydi. Şargoz severdi. Orta sınıf bir aileden geliyordu. Bir dönem Balıkesir’de garip bir bölüm okumuş, yapamayacağına karar verince İzmir’e ailesinin yanına taşınmıştı. Özgür ruhlu bir kadındı ve gerçek bir feministti. Akıllı telefonu yoktu, facebook’tan haberleşiyordu flört ettiği adamla. Çok kitap okumuştu, hatta bana 100gb boyutunda PDF kitap arşivi hediye etmişti. Açıp okumasam da hala saklarım o arşivi. Çok güzel bir parfümü vardı. Atölye çıkışı Bornova’da oturup bira içip sohbet ettiğimiz akşamlardan birinde o dinletmişti bana ilk Tom Waits’i. “Çabuk aşık olun, Tom Waits dinlicez.” Cümlesi de onun bana kattığı bir cümleydi.

Tom Waits’e nereden geldiğimi merak ediyorsunuz…

Netflix’de izleyecek film ararken yeni filmlerin eskiden izlediğim filmler kadar keyif vermediğini hatırladım. Unutamadığım filmlerden birisi olan “Bilek Kesenler Bir Aşk Hikayesi” geldi aklıma. Ekşide neler yazıldığını okurken oyunculardan birinin Tom Waits olduğunun yazıldığını okudum. Aklıma hemen o güzel insanlar o güzel atlarına binip gitmeden önceki zamanlarım geldi. Hayatımın en güzel döneminin şimdiye kadar hep İzmir’de tanıştığım insanlar ya da başıma gelen olaylar üzerinden yaşandığını fark ettim.

Neyse film izlemekten vazgeçtim. Tom Waits açtım uyku ilacı Bud içip yazı yazmaya karar verdim.

Sahi yazmayalı ne kadar uzun zaman oldu değil mi? Eminim kimsenin ziyaret etmediği bloğumdaki bütün okurlar benim için endişelenmiştir. Hatta belki de bir sürü mektup gönderip yaşayıp yaşamadığımı öğrenmek istemişlerdir. Son 1 senedir mektup adresimde ikamet etmediğim için bana ulaşamamışlardır. Neyse bu vesileyle merakınızı da gidereyim, yaşıyorum. Unutmadan, bilek kesenleri izlemenizi tavsiye ederim.

Açıkcası geçen sürede dönem dönem yazmak istedim fakat son 5 aydır iş hayatında işler pek yolunda gitmiyor. Bu yüzden sanırım yeni heyecanlara yelken açacağım bir döneme giriyoruz. Burcumda da aynen böyle yazıyordu geçtiğimiz hafta. Ben burçlara çok inanırım.

Neyse çok dağıldı konu hadi bir Tom Waits yazısı ile bitirelim.

Son olarak, bahsettiğim kızıl saçlı kadın sinema sektörüne girmek istiyordu. Acaba hayallerini gerçekleştirebilmiş midir?

 

30 Mayıs 2021

Biranın Yanındaki Tuzlu Fıstık.

Sevgiler.

Tags: