Beckett “O” sözü yaban ayılarına yazmış olabilir

Az önce Alberta’da doğal yaşam kameralarına takılan bir video izledim.

Videonun başında 5-6 at grup halinde koşarak kameranın yanından hızlıca geçip gidiyor, biraz sonra da bir yaban ayısının tabiri caizse yuvarlanarak onları kovaladığı görünüyor.

Videonun açıklamasında bölgede yaşayan atların avcıları arasında ayıların, pumaların, jaguarların ve kurtların olduğu yazılmış.

Hepsi anladım da ayılar…

Beckett, “Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil.” sözünü videodaki aylara ithafen yazmış olabilir.

Bence hiç şansları yok ama daha iyi yenilmek için denemekten vazgeçmiyor olabilirler. Belki de kendilerince bir stratejileri vardır ve atları gerçekten avlayabiliyorlardır…

Bilmiyorum…

Alberta neresi onu da bilmiyorum bu arada…

Hikaye anlatıcılığı zor bir şey.

Hissettiklerini hikayeleştirmek daha zor.

Hisleri ve hikayeleri bir bütün halinde rengarenk bir gök kuşağına benzetebiliriz.

Ya hiç rengimiz kalmadıysa?

Bir ara siyah beyaz fotoğraflara takmıştım. Hatta o dönem tamamen siyah beyaz birkaç fotoğraf projesi yapmıştım.

Hayatınz yeterince renkliyse çektiğiniz fotoğraflarda renk aramıyor olabilirsiniz.

Ya da tam tersidir belki…

Bilmiyorum…

Bazen yazdığım yazılarda şu üç nokta işini biraz abarttığımı düşünüyorum.

Kelimeler kifayetsiz kalıyor diyelim.

Hem ne demiş Orhan Veli?

“Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, kelimelerin kifayetsiz olduğunu bu derde düşmeden önce.”

O zaman şarkı dinlemek gerek, renkli şarkılar…

Gerçi artık müzikler de pek renkli sayılmaz. Kulağınıza boktan bir rap şarkısı her an çalınabilir. Dikkatli olmakta fayda var.

Ahh ah nerde o eski şarkılar! Gerçi bu söylem eski bayramlara bir serzenişti…

Neyse canım eski şarkıların da başı kel değil ya! Bir serzeniş de onlara olsun…

Sakin diye bir grup vardı eskiden.

Sentetik Sezar, Edepsiz Komedya, Denek Hayatım, Eksik Şarkı, İlk Yara, Yağmur Güncesi…

Birini seçsem ikinin hatrı kalıyor ikiyi seçsem üçün boynu bükük…

Hem müzikal olarak hem şarkı sözleri açısından harika işler çıkarmışlardı.

Sonra bir anda dağıldılar.

Uzunca zaman geçti aradan ve birgün grubun solisti Onur’un Ayşe Hatun Önal ile yaptığı bir düet ile Popçu Onurr olduğu haberini aldı sevenleri.

O gün bugündür her videonun altında “Abi ne olur Sakin geri dönsün” veryansınları döküldü.

Pandeminin de etkisi ile Onurr’da dayanamamış olacak ki açtığı bir Youtube kanalında sakince eski şarkıların ev kayıtlarını paylaştı.

Dünyalar Sakin severlerin olmuştu. Videoların yayınlandığı günden itibaren 40 gün 40 gece boyunca davullar çalındı, şarkılar söylendi… Şaka şaka olmadı öyle bir şey.

İnsanlar videoların altında şarkılara dair anlarını anlattılar. Sakin’in solisti Onur’a binlerce teşekkür ettiler.

Tabii bu onlara yetti mi, hayır!

Bu sefer de abi ne olursun Spotify’a yükle veryansınları başladı… Ama artık fazla oluyordu bu insanlar!

“Kardeşim adamın kararına saygı duysanıza biraz! Dağılmış gitmiş Sakin diye bir grup yok artık diğer üyeleri kim bilir ne yapıyor şimdi artık Popçu Onurr var, buna alışsanız iyi edersiniz” diye düşündüm demek istedim ama ben de o insanlar gibi düşündüm. Ne vardı yani biraz daha gönlümüzü yapsan Onur?

Neyse Onur Özdemir olarak Spotify’a seçmece bir albüm yükledi.

Adı “Hayata”

Sonunda neden üç nokta koymamış acaba?

Ben olsam koyardım.

Hep bir yarım kalmışlık bendeki sanırım.

Kurduğumuz bütün hayallere rağmen değişmeyen dünyanın şerefine…

01.06.2022

Biranın Yanındaki Tuzlu Fıstık

Sevgiler.