Pazar sabahı erken kalkmak için bir neden:

Her erken uyandığım Pazar bunu sorgularım. Hemen Ekşi’ye girip acaba diğerlerinin sebepleri neymiş diye bakarım. Bu sabah benimki bir kamikaze saldırısıydı.

Uyurken kulağa kamikazeler düzenleyen sineklerin ne kadar sinir bozucu olduklarını tartışmayacağım.

Pazar günü olduğu ilk başta sinirim çok bozuldu fakat sonra sakinleştim. Eskiden Pazarları daha çok önemserdim. Gerçi hala çok önemsiyorum ama artık biraz daha normalleşti sanırım.

Neyse efendim kamikaze saldırıları sonrası kaçan uykumu geri getirmek ümidiyle biraz yatakta döndükten sonra saat 9’a yaklaşıyordu. O an bütün kamikaze saldırılarına rağmen hala savaşı kazanmanın tek bir yolu olduğunu hatırladım.

Erken kalktım sonuçta, eh sokağa çıkma yasağı da var. Hava da 1 hafta boyunca yağmurlu olacak. Güneş’in son gününü selamlamalıyım dedim. Neredeyse bir senedir okumaya çalıştığım ama bir türlü başlayamadığım İlber Ortaylı’nın “Bir ömür nasıl yaşanır?” kitabını elime aldım ve mutfağa gittim. Kapıyı açtım, içeri hafif soğuk bir hava ile bol oksijen doldu. Oh be dedim! İnsan yaşadığını hissediyor vesselam.

İzmir’de yaşarken Pazar sabahları öğlene kadar Joy Fm dinlemeyi alışkanlık haline getirmiştim. Radyo dinlemeyi seviyorum, sizin seçemediğiniz bir sırada muhtemelen seveceğiniz bir sürü şarkıyı arka arkaya koyuyorar ya… Bence dev hizmet! Bütün mesele size göre bir radyo kanalı bulmak.

Joy Fm’i açtım.

Neyse Hava müthiş sessizlik müthiş olunca insanın aklına tabii film sahneleri geliyor tabii. Zor bir gece geçiren kadın sabahın köründe demlediği filtre kahve ile uzaklara bakar…

İçerdekiler uyanmasın diye yavaşça mutfağın kapısını kapattım ve kattle’da suyu kaynattım. Meryem’den öğrendiğim üzere su hemen kaynar kaynamaz koyulmamalıydı. Güzel bir kahve oldu doğrusu teşekkürler Meryem. Gerçi Meryem’den önce de biliyordum bu bilgiyi ama neyse…

Kahvemi aldım ve balkona çıktım. Derin bir nefes aldım. Oh be dedim, hala koku alabiliyorum, corona değillim.

Neyse, 1 haftadır yazmak istediğim bir konu olduğu geldi akıma. Hüsnü… Canım yoldaşım. Ama sanırım bu yazıda ondan bahsetmeyeceğim. Bir sonraki yazıya bırakalım. Bu gün Pazar sabahı erken kalkmak için nedenleri konuşuyoruz.

Evet, arkada joy fm çalarken, güzel bir kahve eşliğinde 12 derece güneşli bir Antalya sabahından bahsediyorsak kamikaze saldırıları bertaraf edilmiş ve harbi siz kazanmışsınızdır.

Günaydın.

İlber Ortaylı’nın ktiabına yine başlayamadım.

Hüsnü’den bahsedeceğim takipte kalın.

29 Kasım 2020

Biranın Yanındaki Tuzlu Fıstık.

Sevgiler.